26 Nisan 2017 Çarşamba


Nerede kalmıştık? Hah.. Planlar değişti. Belçika'da ecnebi workshoplarda beni ırgat gibi çalıştırsınlar diye para ödemekten vazgeçip Portekiz'de sanat ve yapım festivali adı altında ırgat gibi çalışmak için para ödemeye karar verdim. Şaka şaka. Ama mimarlık dediğinde ne ki şimdik..

Bizim ailemizin bir mottosu vardır. "Ne gerek var ki?" Bu mottoyu tarihe gömmeye gönül vermiş bir üyesi olarak yaz tatilime staj, sanat festivali ve başına da bir küçük interrail gezisi sıkıştıracağım. Çünkü ne gerek var ki? Sebebi neydi ki? Çünkü ben öyle istiyorum. Ne demişler istemek başarmanın yarısıdır. Yalan arkadaşlar! inanmayın! Bu işlerin yarısı para. Paran varsa yarısı hallolur işlerin. Sad but true.

Proje yapamıyorum. Neden bilmiyorum. Sadece yapmam gerektiğini biliyorum. Çünkü sadece 4 haftam kaldı sayılır. Ama tek yapmak istediğim interrail gezimi planlamak. O küçük şehirlerde, hostellerde, ya da ne bileyim bir kaldırım köşesinde benimle tanışması gereken insanlarla tanışmak. Beni beklediklerini biliyorum, benim onlarla tanışmayı beklediğim gibi, şimdilik sadece geleceğimi bilmiyorlar, o kadar. Acaba bu yazdönümü kelebek etkisinde hayatımda neler olacak?

Her şeyin bir sebebi varmış gibi ya sanki hani, ben seninle o küçük stüdyoda aynı masanın üstünde yanyana oturayım da tanışalım diye mi mimarlık okumayı seçmişim. Hayır tabi ki. Sadece böyle düşünmek hoşuma gidiyor. Hayatımda birinin olmasını geç birini bu kadar çok düşünmek için bile yeterli vaktim yok ki. Hep geriden. Çok geriden, sağa sola çarparak geliyorum. O şarkıda bahsi geçen Sophie Brown ben olmak istiyorum. Artık geceleri de yaşıyorum. Ama vakit yine de yetmiyor.

O ılık Ağustos gecesinde Portekiz'in okyanusa açılan sahilinde kumsalda dans etmek için sabırsızlanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder