31 Aralık 2016 Cumartesi


Bir insanın sadece tek bir cümlesiyle günümü daha güzel geçirtebilme ya da beni olağanüstü sınırlarda heyecanlandırabilme gücüne büyük bir hayranlık duymakla birlikte buna mütemadiyen şaşırıyor bu başarıdaki payın bir kısmını da kendi alıklığıma veriyorum. Yapma.

Bugün uzun bir aradan sonra ilk kez uykuma doyup kendi kendime uyandım. Çok güzeldi.

30 Aralık 2016 Cuma


Kafamın içi bir orman olsa. Beynimin her kıvrımında bir çiçek açsa. Bazı yerlerde nane mesela. Sonra kulaklarımdan giren rüzgarla da, naneli sakız çiğnediğimde ağzıma giren havayla yakaladığımki kadar kafamın içi ferahlasa. Oh. Mis.



"ben insanı en çok özgürken severim."

28 Aralık 2016 Çarşamba


Ben bu satırları yazarken belki de şu anda kütüphanedeki en boş beleş işlerle uğraşan insan olma potansiyelimi bir nebze de olsa artırarak iç huzurumu sağlama yolunda ibreyi bayaaa aşağılara çekiyorum. Oysaki en dolu birtakım işlerin de sahibiyim. Mesela yarına en az 7 sayfalık bir malzeme raporu yazmam gerek. Tabii bir de flat and corrugated olmak üzere glass fiber reinforced plates bulmam gerek örnek baabında. Ama nerden bulucam ki dostum. O yüzden bulmuycam galiba. Üstüne üstlük sketch-up skillerimi x2.5 filan geliştirip yürütücünün geçen ders şöyle koooomple değiştirdiği projemi modellemem gerek. Ve ben bunların hepsini burada yapacağım diye şu an B.C.M'nin mock-up'ına katılmıyorum.

Ders döneminin bitmesine kalan süre: 2 gün
Evre: Bir şeyler olsun diye başka bir şeyleri yapmama süreci
Panik seviyesi : %83
Kafa raadlığı : yok.

Oksijen miktarı azalıyoooooorğoğrokhk.....

27 Aralık 2016 Salı


Bazı duyguları bir yaştan sonra yaşamak ne kadar yorucu.



24 Aralık 2016 Cumartesi


Az önce annemle o kadar motivasyon dolu bir konuşma yaptık ki erasmusa gitmekten vazgeçtim.
Galiba.
Sanırım.
Kısmen..

Artık hayal edebildiklerimi bile gerçeğe dönüştüremiyorum. 2016 böyle bitmesin.

22 Aralık 2016 Perşembe


Yarın Building Production System dersinin sınavı var. Sizi temin ederim ki hiçbir bok bilmiyorum. Ve yine de çalışamıyorum. Gerçiii temin edemezsem de banane. Umrum değil. Ders çalışma motivasyonumun yerine gelmesi için ne yapmam gerektiğini bilen birini bulsam ona sıcakçükolata ısmarlardım. Bugün tüm gün okuldaydım ama proje ile ilgili hiçbi bok yapmadığım için derse girmeye yüzüm olmadığımdan, bişiyler çıkarabilirsem de gider konuşurum en azından diyerek kütüphanede oturup plan çözmeye çalıştım. Ama pek bir şey ortaya çıkmadı. Okulun kapanmasına bir hafta kaldı. Ama benim projem yok. BAYA YOK yani arkadaşlar. Ne halt yicem ben hiç bilmiyorum. Hava da bok gibi bu arada. Çok üşüyorum.

Mutsuz muyum acaba ya?
-Yok ya sanmıyorum.

18 Aralık 2016 Pazar


Başarılı bir mimar olmak için yeteri kadar duyarlı olmadığımı farkettiğim zaman en çok da bu konuda yapabileceğim bir şey olmamasına üzülmüştüm. Ya da belki de buna bile yeteri kadar üzülmemiştim ama bir noktada mutlaka kendimi kötü hissetmeye başlamış olmalıyım ki içimde uzun bir süredir kurtulamadığım bir his var. Sorsan kurtulmak için bir şey yaptın mı diye. Derim ki gerçekten kurtulmak istiyor muyum ki? Sorsan eski seni özlüyor musun diye. Hem de deli gibi. Ama sadece bazı kısımlarını. Şimdiki ben ve eski benden ortaya bir tutam bir tutam koyup karıştıralım. Aslında olması gereken şimdiki benmiş gibi, daha gerçek olan. Ama nasıl olur ki? onca sene beni yaşayan kimdi o zaman? O da ben'dim. Sevdiğim herkes de ben'im, hatta sevmediklerim bile bir parça ben olabilir mi, yok yok şansını fazla zorlama. Çok rica edeceğim, hayatının bir noktasında drama queen olmayı bırakmayı denemelisin belki de.

Her iki senede bir hayal dünyasına sıkışıyorum. Kendime farklı gezegenler bulup onların uydusu oluyorum. Ay' olmak zor olsa gerek, bence o da yoruluyordur. Ah bir dili olsa da konuşsa şu kraterlerin? Ne diyorum ben allaaşkınıza. Ben sana "En büyük hayalin ne?" diye soruyorum. -ensevdiğimşeylerlistesibirnumara: insanların heyecanlı bir şekilde, gözleri parıldayarak bana hayallerini anlatması. ensevdiğimşeylerlistesiikinumara: polar pijama /bundan başka bir yazımda bahsederim belki de/ - Ben anlamıyorum. Eminim sen okusan sen de anlamazsın. Yok canım, anlamanda bir sorun olduğundan falan değil. Diller üzerine herhangi bir ilgin olmayışından. Kısa özet: duyguların evrenselliği ve biraz da hayatımdaki zaman kırılmalarıyla atlanan dönemler temalı birtakım iç döküşler-çekişler lerlerler.  



-küçük bir özür.
 kendime.

15 Aralık 2016 Perşembe


 Dağıt saçlarını bebek
 Savur biraz!

12 Aralık 2016 Pazartesi


ifac


8 Aralık 2016 Perşembe