12 Ekim 2015 Pazartesi


Whose space projesi kapsamında geçen hafta tüm haftasonu Sağır handaydık. Ama ilk önce Eminönündeki tüm hanları gezdik Çalışmak için ise Sağır Han'ı seçtik. Burası lego gibi zaman içerisinde eklene eklene çeşitli dokuların bir arada görülebileceği bir yer olmuş. Hanı daha iyi tanıyabilmek için gördüğümüz her deliğe girmeye çalıştık ve çatılarda dolandık.Yerlerde ve taşlarda oturarak eskiz yaptığımızı gören han halkı bize masa verdi, çay verdi. Kimisi antin kuntin laflar ederken kimisi de oraları komple yıkıp otel, avm yapacağımız endişesinde naptığımızı öğrenmeye çalıştı. Avlu tarafındaki dükkanlardan birinde çalışan Suriyeli bir bey de hiç Türkçe bilmemesine rağmen misafirperverliğini göstermek için bize deniz kabuğundan kalp şeklinde süslerden yapıp hediye etti, normalde o kabukların sedefinden tavla kabı süslüyorlarmış.  


Bu haftasonunun tümünü de stüdyoda çalışarak geçirdik. Acıkınca Nida ile pizza söyledik ama orta boy almaya çalışırken yanlışlıkla küçük boy pizza almışız, gelince farkettik :( Neyseki benim midem küçük.

Akşam saatlerine doğru din ve duygular üzerine tuhaf ve derin bir konuşmaya girdik. Kendimi açıklamaya çalışıyordum. Ama açıklayamadığım bir şekilde de kendimi hiç bu kadar anlaşılmaya çalışılıyormuş gibi hissetmemiştim. Garip.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder