23 Eylül 2015 Çarşamba


Cuma günü yine 'bir yere yetişmeye çalışıyormuş' yürüme stilimle İstiklal'de hızlı hızlı yürürken kulağıma birtakım tanıdık melodiler geliyor. Kalabalığın öbekleştiği yere doğru gidiyorum. Light in Babylon. Yaklaşık 3 sene önce bir video'sunu izleyip çok beğendiğim kadını 1 metreden az mesafeyle kalabalığın en ön sırasından izliyorum. Dinliyorum. Daha öncekilerdeki gibi aynı duygu yoğunluğuna ulaşmaya çalışıyorum. Doğru zamanda doğru yerde olduğum nadir anlardan.

Bugün, olmayan navigasyon yeteneğim ile yine bir yerlerin giriş çıkışlarını bulmaya çalışırken Nicole diye bir kadınla tanıştım. Beşiktaş'ta, sanat galerisinde yazarmış. Bienal hakkında yazı hazırlıyormuş. Bana adımın anlamını sordu ve huzur veren kutsal ışık gibi bir şey olduğunu söyledim. Çok hoşuna gitti. Nicole'ün hiçbir anlamı yokmuş. Arter'deki kutup ışıklarını da beğenmemiş. Too scientific dedi. I love science dedim sonra, evet aslında kişiden kişiye değişir'e bağladı ve konuyu kapattık.

2 yorum:

  1. Ne sanslisin. Ben kesin fark bile edemezdim.
    ozlemisim senii :D

    YanıtlaSil
  2. Şanslı mıyım değil miyim bilmiyorum başıma çok tuhaf şeyler geliyor şu günlerde, ben de özlüyorum ama yoğunluktan yorgunluktan hiç fırsat bulamıyom buralara gelmeye :(

    YanıtlaSil