26 Ağustos 2015 Çarşamba


Uzun bir aradan sonra Mustafa İnan'dayım. Burada olmak çok değişik hissettiriyor. Buranın tanıdık bir huzuru var sanki. Mutluluk ve hüzün ve güven bir arada. Mekanla aramda kurduğum duygusal bağ nasıl? Duyguların ötesinde aslında buraya geldiğimde çok düşünüyorum. Yaklaşık yarım saat kadar önce burada bayağ gerilimli anlar yaşadım. Evet, ders seçtim. Yarım saat öncesinden ayağımla ritm tutup, işaret parmağım form değiştirip bunu bir refleks haline getirene dek F5 tuşuna abandım. Beni bu hale getiren sistem utansın. Ben ne utancam. Şimdi biraz üşüdüm. Klima olayını abartmışlar. Okul açılınca ilk işim erasmus ofisine gidip "Beni yollayın noolur yollayın, allağanız varsa yollarsınız" demek olacak, eğer işe yaramazsa da beni mancınıkla fırlatmalarını isteyeceğim. Çünkü ateist olma ihtimalleri de var. Vize ve pasaport işlemlerinden de kurtulurum hem. Bilmiyorum, belki de demem. Çünkü bazen bu konu üzerine çok fazla düşünmeye başlayınca gözümde büyümüyor değil. Bi' sürü iş, bi' sürü risk, bi' sürü endişe. Oysaki istediğimin bu olduğuna oldukça emin gibiyim. Sıcağa çıkmam lazım. Çok üşüdüm. Soğuk ve sıcak arasında tercih yapmam gerekirse ben hep sıcağı tercih ederim. Cehennem aslında güneş olabilir.

2 yorum:

  1. klimadan nefret ediyorum ya. Ayarı yok o zımbırtının.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında çok yararlı olabilir de işte.. 'kontrolsüz güç, güç değildir.'

      Sil