20 Haziran 2015 Cumartesi


Teorim şu; bir yerlerde bulunduğumuzda oraya enerjimizin bir parçasını bırakıyoruz. ve tanışıklığımızın olduğu birileri aramızda yeterince kuvvetli bir bağ varsa biz orda yokken, orada bulunursa mekanın o bölümüne doğru istemsizce çekiliyor. İnsan gözümüzün göremeyeceği bir frekansla bakılırsa oraya akmış enerjinin rengi mesela maviyse bizim yaydığımız ışınım da mavi renkli oluyor, o sırada.

Birkaç gündür internetten fransızca öğreniyorum. Baya ilerledim sayılır bence, bazı telaffuzlarım Lö pötibör şekline dönüşüyor arada, ama olsun.  Kursum bir hafta sonra başlayacak. Heyecanım kaybolmasın.Lütfen.

-taşınıyorum.



12 Haziran 2015 Cuma


Bu sabah yatağımdan, önümüzdeki 2 yıllık kişisel kalkınma planımın içinde yer alan Fransa'ya gitme hayallerimin gerçekleşmesi yönünde şu ana kadar hiçbir şey yapmadığımın bilincine vararak uyandım. Aklımda ilk beliren düşünce; fransızca öğrenmeliyim, oldu.

2013 yılının Ağustos ayında;

Bunlar üniversiteyi bitirdiğimde yapmış olmak istediklerim;
-Keman çalmayı öğren.

-Fransızca öğren. (Derdini anlatacak kadar)

-Tango dansı öğren.

-En az bir ülke olsun yurtdışına çık.

-İşaret dilini öğren.

Dursun bunlar burada, yaptıkça üstünü çizerim.


demişim. İyi demişim. Hala vaktim var.

Dursun bunlar burada, yaptıkça üstünü çizerim.

8 Haziran 2015 Pazartesi


Bugün portfolyomu elden teslim etmek için okula gittim. Hocayla görüştükten sonra tam okuldan çıkacaktım ki yağmur daha da hızlandı. Dedim şurda azcık durayım da yağmur dinsin, öyle çıkarım. Havuzdaki aslanın ensesine bakan kapıdan biraz yağmuru izledim. İnadına daha da hızlandı meret. Tuhaf. Serin Haziran. Taşkışla pek sakin. Gerçi burası hep böyle gibi. İnsanlar kim bilir neredeler? Bahçeye bakarken burayı hala yeteri kadar sevemediğimi farkettim. Maslak kampüsünü hala daha çok seviyorum. Belki de ilk gözağrım olduğundan. Benim hafızam kötü baya ama mekanların da bir hafızası var. Ve oldukça iyiler. Sonuçta spatial emphaty. Sorunum mekanla mı ondan da biraz şüpheliyim. Kimlere gidip de konuşayım, ne yapayım, hiç bilmiyorum ki. Yaz okulunda fizik2 anlatan bir hocam vardı. Çok zekiydi. Hayran olunası derecede. Derste arada kuantum fiziğinden, astrofizikten bahsederdi, apışıp kalırdık. Aptal olduğuma en çok onun derslerinde üzülürdüm. Duydum ki profesör olmuş, bence bunun için çok bile bekletmişler. Beni kim anlar, kim anlar diye düşünürken aklıma O geldi, nedense. Sonra böyle bir şey yapsam garipseyebileceğini düşündüm. O zamanlar adımı biliyordu ama şimdi beni hatırlar mı ondan da emin değilim zaten. Hayatımdaki bilge insan ihtiyacı eksikliği hiç dolmuyor. Biraz önce omuzuma çarpıp giden ve arkasına bile bakmayan kız ne kabaymış. Bi' afedersin bile demedi.

-Yağmur dindi.

6 Haziran 2015 Cumartesi


Burada kendini Johnny Cash zanneden bir amca var. Akşamları canlı müzik yapıyordu. Bu akşam da bir Leonard Cohen vardı. Muhteşem bir sesi olması yetmiyormuş gibi muhteşem parça seçimleri gecenin sonuna doğru git gide Türk düğün salonu müziklerine dönüşmeseydi iyiydi fakkat bir Stand by me söyleyişi vardı ki dostlar.. Ah. Normalde böyle şeyler düşünmem ama bu parçalarda kendilerini sahneye atıp aşırı tatlı ve romantik biçimde dans eden yaşlı bir çift vardı. Yani bu yaşta bu insanlar böyle.. Ben böyle.. ne bileyim. Aşk var galiba.

Bu fotoğraflar çekilirken dünya denge şampiyonu olduğum için o saniyelerde düşeyazıyordum. Ama tuhaf bir şekilde arka arkaya bakınca sanki dans ediyormuşum gibi duruyor. 

5 Haziran 2015 Cuma


Kuşadası'nda bir otelin lobisinde bilgisayardan portfolyomu yüklemeye çalışıyorum. O kadar uzun zamandır buradayım ki koydukları playlistteki ooo şanzelize parçasının kaçıncı kez çaldığını bir yerden sonra saymayı bıraktım. Dün de buradaydım. Ve ondan önceki günde. Ve ondan önceki günde. Önümden sürekli mayolarıyla havuza, denize giden insanlar geçiyor. Ben koltuğa gömülü bir şekilde portfolyo hazırlıyorum. Önümden öğle yemeğine, 5 çayına, akşam yemeğine giden insanlar geçiyor. Ben hala portfolyo hazırlıyorum. Çok bunaldım ve sıkıldım, ve tanıdığım bazı insanların gram iyi niyetli olmadıklarına inandım. Yarın da İstanbul'a dönüyorum. Muhteşem tatil.