21 Nisan 2015 Salı


Spatial empathy gerçeği belamı vermeye devam ederken günler hızla akıp geçiyordu. Yani farklı insanlarla farklı zaman dilimlerinde aynı mekanı kullanma gibi bir şey. Bu benim lanetim. Farklı evrenlerde bazı insanlarla farklı zaman dilimlerinde tanışıyorum çünki. Ekseni kaymış hayatımı doğru rotaya getirmenin en makul açıklaması bu gibi duruyor. Yoksa kafamı öylesine çevirip bir dolabın üzerinde gördüğüm silik bir isim "nası ya?" dedirtip olduğum yerde çivi gibi çakılıp kalmama sebep olamaz.

Sertifikamı aldıktan sonra Mustafa ile Pera müzesine gittik. İkinci kattaki portre tablolardaki insanların yüzlerindeki ifadelere bakıp onları seslendirmece oynadık. Çok eğlenceliiiydii. Alberto Giacometti'nin İtalyan olduğu konusunda ise çok emin gibiydik fakat adam Parisli çıktı. Fotoğraflarının hepsine bakarak çok efkarlı bir insan olduğu kanısına vardım. Mustafa "belki de yoksulluktandır" dedi. Ben de "para kazanamamışsa ticarete atılsaymış" dedim. AL İŞTE! tam benlik cümle, neyse sonra "belki de mutsuzluğunu anlatmak için sanata yönelmiştir, çünkü mutlu insanlar böyle şeyler yapmaz, mutlu insanlar mutluluklarını YAŞARLAR sadece annıyo musun" dedim de ordan kurtardım bence. Affet Alberto ama mutlu değilsen niye bu sevmediğin işi yaptın, sevdiğin işi yaptıysan niye mutlu değildin, bunun cevabını Annette versin, ruhun şad olsun.

Körü körüne idealistlik de bir yerde aptallık bence laf aramızda. Yoksa şimdi çok başka yerlerdeydim.

2 yorum:

  1. Pera müzesine hiç gitmedim. Doğma büyüme İstanbulluyum bir de. Ama şuan gitmek baktığın tablolara bakmak sonra da benim bakarken gördüğümle senin ki ni karşılaştırmak istiyorum :D
    Ve son sözün altına imzamı atarım ben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa git tabii ya, üzerine konuşalım hatta ::)
      eee aklın yolu bir.. .)

      Sil