2 Nisan 2015 Perşembe


Bugün Murat Germen'in konferansına katıldım.Kendisi oldukça başarılı bir kimse imiş, başarısının elverdiği ölçüde de egoistmiş gibi geldi. Başarılı olması bunu tolere edebilirmiş gibi söyledim, farkettiniz mi. Etrafıma bazen bakıyorum burada olmak için doğmuş insanlar var sanki, burada okumak için, sanki bunu bir yaşam stili haline getirmek için bunca sene gün saymış.. Peki benim burada ne işim vardı? İlk başlarda çok fazla ıııı'lıyordu. Rahatsız oldum. Sonra azalttı. Yine de pek dikkatimi veremedim, çünkü "Peki, benim burada ne işim vardı?". Çıkmaya karar verdim.

Ulaşılmaz olduğunu düşündüğüm şeylere karşı hissettiğim çekimin haddi hesabı yoktu. Ulaştıktan bir süre sonra ise uzaktan o çok parlak gözüken şeyler ışığını kaybediyordu gözümde. İşte bu, elimde olmadan takındığım bu tavır, benim hayatım boyunca uzun süreli mutlu olmamı engelleyecekti sürekli. Her seferinde ulaşılmaz olanın cazibesine kapılıp, her seferinde yanına vardığımda kafamı başka yönlere çevirecektim. Böyle olmasını istemezdim.

Geçen dönemden alışkanlığımsı bir hale getirmeye başladığım çok saçma bir hareketim var. Sınavlarına çalışamadığım dersler için kendimce bir çözüm diyelim: sınava girmemek. Çünkü böyle basit bir dersten AA alamayacaksam, sonradan alıp çalışıp getiririm nasolsa deyip sınavlara gitmiyorum. Bendeki lükse bakar mısınız? Bana kızmayın, kötü nota önceki dönemlerimden alışık değilim. Ya hep ya hiç mantığımı hayatımın çoğu alanında uyguladığım için anlamsız riskler alıp genelde kaybedeceğim üstelik. Böyle olmasını da istemezdim.

İnsanın iç huzurunu bulması epey önemli bir şey. Çünkü en çok kendimizle vakit geçiriyoruz.


Ben böyle bir insanım.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder