10 Mart 2015 Salı


Pazar sabahı bi yerlerim dona dona geçen gittiğim şantiye alanına yine gittim. Böylesine bir soğukta akıllı bir insanın dışarı çıkmasını gerektirecek bir neden olamaz efendim, o-la-maz.. Dışardaki işlerimi hallettikten sonra eve dönüp performative duvarımı inşaa etmeye çalıştım, şirin bir şey, ama tek sorunu kendi başına ayakta duramaması... Duvarımın desteğe ihtiyacı var, benim de. Kendimi yine parçalara böldüm. Geçmeyen günler içerisinde yetmeyen saatler yaşıyorum. Hep birlikte göreceğiz ki bölüne bölüne artacak mıyım? yoksa bölüne bölüne yok mu olacağım? Kendimi bunca işin arasına atarken her şeye enerjim varmış gibi hissediyorum. Ertelemek istediğim hiçbir şey yok. Kaçırmak istediğim de. İnsan sanıyor ki ne kadar çok yerde olursa olamadığı yerleri daha az düşünür, sahip oldukları arttıkça, sahip olamadıklarını daha az önemser, öyle bir şey yok-muş. Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş, ben ise ulaşamadıklarımı hayranlıkla izlerim. Kedilerle anlaşamama nedenlerimden biri bu olur mu? Olur bence.

Çok uykum geldi.

2 yorum: