17 Ocak 2015 Cumartesi


Bunları yazarak çıldırmaktan kurtulanabilir mi? Uyku ve tatil hiç bu kadar ihtiyacım olan iki şey olmamıştı. Beynim peligom kokusundan bulanmış bir şekilde gece yarıları ellerim maket bıçağı kesikleriyle dolu sabah ezanlarını uyumadan karşılarken kendimi bu uzun uykularımın hayaliyle avutuyordum. Dışardan bakıldığında biraz abartıyormuşum gibi görünebilir çocuklar, ama inanın teslimlere beş kalalarda ne dersler bıraktım, sınavlara girmeden. Umursama duygumu nerelerde kaybettim ona hiç girmiyorum. Hayatımda hiç bu kadar başarısız hissettiğim bir dönem geçirmemiştim. Denizi geçip derede boğuldum resmen. Niye böyle oldu? Gerçi statik dersinde psikolojiye giriş dersinin testlerini çözerken bunlar çok beklenmedik değildi sanırım. Lisedeyken de kimya dersinde arka sıralarda geometri çözüyordum aslında ama kimyacı biraz salaktı şimdi ben napim.

Lisansa başladığımdan beridir güz dönemlerini hiç sevemedim. Bahar dönemi gelse de festivale gitsek. İçimden öğrenci kimlik kartımı almaya gitmek bile gelmiyor. Yoluna koymam gereken bir sürü iş var. Henüz yıkılmadım ama ayakta da değilim gibi. Galiba bir de yeni bir keman kursu bulmam gerek. Haftayaki finallerime çalışmam gerek. Çok iş var, çoook...

-Kışı hiç sevmiyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder